İsrail neden ateşkese razı oldu? İşte 4 neden

BARTU EKEN – KANAL7 DIŞ HABERLER SERVİSİ

İsrail, Hamas’ın başlattığı “Aksa Tufanı” operasyonu sonrası Gazze’de eşi benzeri görülmemiş bir katliama imza attı.

Kadın ve çocukların ağırlıkta olduğu binlerce sivil acımasızca katledildi.

Tahliye adı altında Gazzelilerin yurtlarından edildiği binalar vuruldu, sözde tahliye sırasında sivil konvoylara saldırılar ve tutuklamalar yapıldı.

Önce Şifa Hastanesi altındaki karargah yalanı ortaya çıktı ardından barbarca saldırılar dünya çapında tepki topladı.

Peki İsrail geçici ateşkese neden razı oldu?

Bunun temelde dört sebebi olduğu değerlendiriliyor. Bu sebeplerin askeri, ekonomik, iç siyaset ve dış politika olduğu ifade ediliyor.

GAZZE’NİN DİRENİŞİ DÜNYAYA ÖRNEK OLDU

İşgal ordusunun başlattığı kara operasyonunun ardından, askeri analistler Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el Kassam Tugayları’nın şehir savaşına hazırlıklı olduğunu belirtiyor.

Kilometrelerce uzunluktaki tünellerin arasından çıkan Kassam üyeleri İsrail’in kara operasyonundaki temel gücü olan tankları ve zırhlı araçları hedef alıyor.

İşgal edilen bölgelerde dar sokakların bulunması ve buralarda İsrail askerlerinin de konumlanması siyonist ordunun topçu atışlarını ve hava saldırılarını zorlaştırıyor.

Art arda yayınlanan Hamas videolarıyla beraber yapılan değerlendirme, durumun İsrail için iç açıcı olmadığını ve sözde yenilmez ordu imajının çizildiğine işaret ettiği yönünde.

İsrail ordusunun yeniden organize olabilmesi için zamana ihtiyacı olduğu aktarılıyor.

Bu durumun Hamas için de savunma noktasında yeniden toparlanmasına yardımcı olacağının altı çiziliyor.

SAVAŞ İSRAİL EKONOMİSİNİ ZORLUYOR

Ekonomistler, İsrail’in gurur kaynağı olan ekonomisinin istikrarını tehdit eden büyük bir faturanın varlığının, aşırı sağcı Netanyahu yönetiminin elini zorladığına vurgu yapıyor.

Nitekim Tel Aviv Borsası’nda büyük İsrail şirketlerinin değerlerinde yüzde 25’i aşan oranlarda keskin bir düşüş tespit ediliyor.

Ülkenin en büyük 5 bankasının geniş çapta değer kaybettiği görülüyor.

Çatışmalarla beraber göreve çağrılan yedek askerlerin yalnızca maaşlarının finansman maliyeti aylık bir milyar doları bulduğu ifade ediliyor.

Yedeklerin göreve çağrılmasından etkilenen en mühim sektörün ülke ekonomisinin omurgasını oluşturduğu ifade edilen modern teknoloji alanı…

Bu sektörde çalışanların yüzde 30’u işi bırakmış durumda.

İsrail için savaşın günlük maliyeti 250 milyon dolara ulaşıyor.

Çatışmaların başlamasından itibaren savaşın İsrail’e maliyeti ise yaklaşık 80 milyar dolar.

Bu çerçevede yapılan geçiçi ateşkesle beraber İsrail 1 milyar dolarlık bir maliyetten kurtuluyor.

NETANYAHU İKTİDARI SARSILIYOR

Analistlere göre, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu savaşın başlangıcından itibaren zor günler geçiriyor.

Esirlerin aileleri yakınlarının bir an önce kurtarılmasını istiyor.

İsrail bombardımanları yüzünden hayatını kaybeden esirlerin de olduğu biliniyor.

Dolayısıyla her gün düzenlenen protestolarla Netanyahu görüşmelere zorlandı.

Netanyahu’nun karşısında savaş aleyhtarı muhalefete ek olarak kendi hükümeti içinden de tepkiler var.

Aşırı sağcı İsrail Kamu Güvenliği Bakanı Itamar Ben-Gvir sürecin başından beri istihbarat birimlerini suçluyor ve denge politikası yürütmeye çalışan Netanyahu’yu hedef alıyor.

Siyonist liderin ülke içindeki iç dengelerden dolayı da “bir mola kararı” almak zorunda kaldığının altı çiziliyor.

DÜNYANIN TAVRI DEĞİŞMEYE BAŞLADI

Jeopolitik üzerine çalışan uzmanlar, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarının başlamasının ardından dünya devletlerinin konu hakkında üç farklı tutum benimsediğini belirtiyor.

Başta Türkiye olmak üzere, Rusya, İran, Suriye, Irak, Brezilya, Şili, Kolombiya, İrlanda gibi işgalin karşısında duran ülkeler.

Washington yönetiminin önderliğinde Birleşik Krallık, Fransa, Almanya gibi katliamları görmezden gelen ve “İsrail’in kendini savunmaya hakkı vardır” doktrinin paylaşan devletler.

Ve son olarak tarafsız kalarak üçüncü bir yol seçen hükümetler…

Teknolojinin gelişmesiyle beraber daha önceki katliamlardan farklı olarak, hangi savaş suçu işlendiyse milyonlarca kişi saldırıları izleme olanağına erişti.

Milletlerin fertleri katliamları canlı yayınlardan takip etti.

İnsanlık trajedisine şahit oldu.

Bundan dolayı protesto yürüyüşleri gerçekleştirildi, İsrail’e destek veren yönetimlere baskı yapıldı.

Tüm bunların ardından söylemler değişmeye başladı.

ABD sivil hassasiyetine dikkat edilmesi gerektiği açıklamalarında bulundu.

İşgalin başında İsrail’e tam destek açıklaması yapan Fransa Gazze’deki insani duruma dikkat çekti, sivillere yardım ulaştırılması gerektiğini aktardı.

Böylece Gazze’yi toptan ilhak etmeyi amaçlayan İsrail “bir süre de olsa” duraklama kararı aldı.

Analistler ilerleyen günlerde bu baskıların daha da artacağını ve Hamas yönetimi olmadan kalıcı bir ateşkesin sağlanması için görüşmelerin yürütüleceğini değerlendiriyor.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*